ask resimleri

sevgilinizle birlikteyken anınızı ölümsüzleştirmek için çektirdiğiniz resimler (fotoğraflar) dır. bunun yanında ölümsüzleştirmeye cabaladığınız bu anların resimleri, ayrılık gelip çattığında sizin ruhunuzun da mezarını kazan kürek olurlar.

ask acisi

bile bile lades demişsinizdir, biteceğini bile bile başlamışsınızdır aslında ilişkinize. her birlikteliğin biteceğini hatta çok sevmiş olsanız bile bunun da biteceğini bildiğinizi belirten söylevler vermişsinizdir eşe dosta. "bitse de üzülmem, ben yaşadığım güzel günlere bakarım" demişsinizdir sıkça. ama o gün geldiğinde elinizde o cesur cümleler kalmamıştır.
tek kabul ettiğiniz "bile bile lades" deyişinizdir.
ama kabul etmez ruhunuzun derinliklerinde aşkınız bunu. sanki bir ömür sürecek sandığınız neşe ve mutluluk uçmaktadır parmaklarınızın arasından.
gözyaşlarınız akarken hayallerinizdeki adamın arkasından geriye aşk acısı kalır, ruhunuzda derin çizikler bırakır,
elinizde kocaman bir sevgi kalmıştır nereye koyacağınızı bilmediğiniz,
bir de kalbinizde bir parmak izi...
"kalbimde parmak izi kaldı..."
"kalbimde parmak izi kaldı..."

dersiniz üzerini kazımaya çabalayarak, acıyı dindirmeye çalışarak.

varka ile gulsah

12. yüzyılın sonunda ya da 13. yüzyılın başında 71 tane minyatürle resimlenerek yazılmış, trajediye dönüşen bir aşkın hikâyesidir.
hikâye, peygamber muhammed (d. 571 - ö. 632) zamanında, arabistan'da başlar ve açgözlü fakat hassas ve adil olmayan bir dünyada geçer.

varka ve gülşah, iki kardeş olan humam ve hilal'in aynı gecede doğmuş çocuklarıdır ve birbirlerine olan aşkı, daha ilk çocukluk zamanlarında başlar ve 16 yaşına geldiklerinde kabilenin büyükleri tarafından evlenmelerine karar verilir. ancak evlendikleri gece, daha önce gülşah'ın damat adayı olarak reddetmiş olduğu rabi ibn adnan gelir ve düğünlerini basarak gülşah'ı memleketine kaçırır. bu kaçırma olayı, aralarında varka'nın babası humam'ın da olduğu pek çok kişinin ölümüne neden olan uzun bir kan davasına yol açar.

bu mücadele esnasında varka da rabi tarafından tutsak edilmiştir ve öldürülmek üzeredir. bu sırada gülşah da rabi'nin kampından kaçmayı başarır ve varka'nın öldürüleceği yere gider. rabi'nin gülşah'ın kalbini kazanmak için tüm çabaları boşunadır. yine de aşktan gözleri kör olmuş rabi bu yaklaşmayı, kendisine zanneder. bu anda, gülşah onu hançeriyle öldürür.

bir süre sonra, rabi'nin, gülşah'ın güzelliğinden etkilenmiş olan oğlu, intikam için tekrar gülşah'ı kaçırır. ancak bu sefer, varka, rabi'nin oğlunun çadırına gelerek, onun başını tek bir kılıç darbesiyle kopararır ve gülşah'ı kurtarır. böylelikle, rabi'nin ve oğlunun varka ve gülşah'ın hayatındaki olumsuz etkileri sona erer.

ancak, bahtsızlık varka ve gülşah'ın yakasını kolay kolay bırakacak gibi değildir. bu sefer de, gülşah'ın ebeveynleri, zengin bir damat istediklerini söyleyerek, varka ile gülşah'ın mutluluğuna gölge düşürürler. varka, amcasının yönetmekte olduğu yemen'e doğru yola çıkmak zorunda kalır. gülşah'ın ailesi, varka'ya kendisi yemen'den dönene kadar gülşah'ı kimseyle evlendirmeyeceklerine dair söz verirler. ancak varka yemen’deyken gülşah'ı kendilerine verilen altın, gümüş, develer ve köleler karşılığında suriye kralıyla evlendirirler. gülşah bunun olmasını hiç istemez.

varka yemen'den döndüğünde, verdikleri sözü tutmamış olan gülşah'ın anne ve babası, ona gülşah'ın ölmüş olduğunu söylerler. daha inandırıcı olabilmek için varka'yı, gülşah'ın mezarı diye içine bir koyun gömdükleri bir "mezar"a götürürler. uzun süre acı çeken varka, en sonunda, gülşah'ın hayatta ve suriye kralının sarayında olduğunu öğrenir. bunun üzerine, suriye'ye doğru, çok çetin bir yolculuğa çıkar.

varka ve gülşah, kralın sarayında kavuşurlar. ancak bir süre sonra varka, kralın misafirperverliğini istismar etmek istemez ve krala ve gülşah'a veda etmek durumunda olduğunu hisseder. varka son vedasının katlanılamaz oluşunun acısıyla tanrıdan ölmesini diler. daha sonra, dileği kabul olan varka'nın mezarı başında gülşah da canına kıyar. fakat varka'nın ve gülşah'ın ölümüyle bu hikâye sona ermez.

kralın isteğiyle, peygamber muhammed, bir mucizeyle ikisini diriltir ve 40 yıl boyunca mutlu yaşamalarını sağlar.


bu gün topkapı sarayı'nda bulunan minyatürlü kitabın önemli bir özelliği; hz. muhammed'in resmedilmiş olmasıdır.

yogun hüzün duygusu verilen eserde bu duygular çiçek motifleri ve hayvan figürleriyle saglanmıştır.
hayvanlar sembolik olarak işlenmiştir.

mausoleum

mouseleum, bizans mimarisinde martyrium binalarından esinlenerek yapılmış merkezi planlı mezar yapısıdır.

yunan sanati

yunan sanatı agırlıklı olarak heykel ve mimariye dayanır.
mimarıde kullanılan düzenler yapıların üst örtülerini taşıyan krişleri taşımak içindir.
dor nizamına yunan sanatında erkek, iyon nizamına de kadın yakıştırması yapılır. dor nizamı sütun asagıdan yukarı dogru daralarak çıkar ve yapının üst örtü agırlıgını üzerine alır. iyon (ion da denir) nizamının baslıgı ise bir koçun boynuzları gibidir. korint nizamı başlıgı sanki bir saksıdan çiçekler fışkırıyormuş hissini yandırırken aiol sutun baslıkları, iyon sütun başlığı bigi volütlü (koç boynuzu gibi kıvrımlı) olsa da alt tarafında iyon düzeninde olmayan uçları aşağıya dönük olanbir yaprak sırası vardır.

ronesans sanati

<bkz: rönesans>

ronesans sanati

cografi keşifler sonucunda zenginleşen italyan sehir devletlerinde ortaya cıkan ve sanatcıları destekleyen burjuva sınıfınında yardımıyla daha da gelısen sanat akımı. kendısını daha cok mımarı, resım ve heykel alanında gostermıştır. en onemlı sanatçıları michelangelo, raphael, bramante, donatello, boticelli ve daha bir çok isim sayılabilir.
ronesans sanat akımı italyada dogmus ve kısa surede kuzey ulkelerıne (hollanda, almanya...) yayılmıştır.

bizans sanati

roma, ravenna, afrıka, yakın dogunun bellı merkezlerınde (suriye, ürdün, kudus...) mımarı, heykel, resım alanında calışmaları yogun olan sanat.

2008 pekin yaz olimpiyatlari

"lamacun.org pekin zirvesi" nin bile duzenlenme ıhtımalinin olabileceğini düşündüğüm yıldır.

oks anneleri

iş icabı hemen hemen her gun gordugum, stressli, azimli, hırslı, kıskanç, dıktator, kızgın, 97 dogruyu yetersiz bulup çocugu ıdiota ceviren, kaprisli anne modeli.

evlenmeyen kadinlar

hayal kırıklıgı yasamıs olması muhtemel kadınlardır.

ruh eşi olayına ınanan ve evlenmiş olmak için evlenmeyi reddeden kadınlardır.

hayatı paylaşmayı amaç edinmiş ama karşısındaki selülozun sadece yatağı paylaşmak istediğini fark etmiş kadınlardır.

homo habilis

ayrıca homo habılısın ılk aletlerınin bulundugu merkez kuzey afrikada olduwaı bogazının yakınlarında bolombos magarasıdır. bu magarada demır oksıt kullanılarak yapılan ılk boya olan kırmızı renk kullanımı gorulur kı bu da homo habılıs cınsının ılk renk kullanımını gerceklestırdıgını gostermektedır.
<bkz: okr boya>

mahalle bakkali

kucuk bakkallar vardı cocuklugumda sımdı aynı mahallede kocaman bır super market var. bakkal amca mı super market oldu?? super market mi bakkal amcayı yedı bılemıyorum ama,
mahallemızın bakkalı vardı. bakkalın ıcı kokardı tarıf edemedıgım bır koku sınerdı tozlu raflarına, veresıye calışırdı ama bol bol da dır dır ederdı. bır dedıkoduya basladımıydı kımse susturamazdı artık.
sımdı kımse tanımıyor bırbırını. bız bakkalın onunden gecerken ama bır laf etmesın dıye sıvısırdık, sımdı supermarket kuyruklarında sıra kapmaya calışıyoruz.
ıkı kokuyu ayırıyorum bırbırınden rahatlıkla. bırısı mahallemın, cocuklugumun, camlardan sarkan sepetlerın, annemın, teyzelerın, amcaların, arkadaslarımın camlıca gazozve tıpıtıp sakızının kokusunu tasırdı burnuma, sımdı dıgerı tam bır curcuna..

birbirimizi kandirmayalim

artık durust olmaya ne dersın? demenın dıger seklı.

sonbahar

asklara gebe mevsim,
duygularin, gonullerin,
bir sicak kahvenin, sarilmalarin, sicak kalmalarin,
hafif esintide titremenin mevsimi...

beseri cografya

oks ve oss sınavında cografya soruları arasında en cok tercih edilen konu.

666

türkiye'nin kuzey ucu olan 42 derece paralelinden en güney ucu olan 36 derece paralelini çıkardığımızda 6 paralel dairesi kalır. her paralel arası 111 km. dir. bu durumda 6x111=666 km. türkiye'nin kuzey ucu güney ucu arası mesafedir.

nikah toreni

cengiz kurtoğlu'nun ve ümit besen'in durup durup aşık oldukları hatunları başkalarına kaptırmalarının legal hale gelmesi.

nikahına beni götür sevgilimmmm,
istersen şahidin olurum senin...

mazoşist midir nedir anlamam bu şarkıyı oldum olası.

ataturk un kurdugu cumhuriyet

atatürk kurmuştur bu cumhuriyet yönetimini başka kimse değil. o görmüştür ileriyi, olması gerekeni, tozlu harem arasında oynasan padişahlar toprakları daha fazla hayatta kalmak uğruna satıp savururken, atatürk görmüştür gerçeği.

birileri <bkz: nutuk> alıp okumalıdır. sonra konusmaya başlamalıdır.

atatürk kurmuştur bu cumhuriyet yönetimini başka kimse değil. kimse değil. kimse değil.

traktor

nutuk'u az biraz para vererek alıp okuması gereken (parası yok ise bende üç tane var birisini hediye edebileceğim) yazardır.
bir de bu yazar deniz gezmiş hakkında kitap alıp okusun dedeiğim kişidir.
acaba ben kendisinin izinden gittiği tek şahsa eleştirel ve hakaret dolu yaklaşsam bu da benim düşünce özgürlüğüm, çok seslilik olur mu?
şimdi ben de burada aykırı, olgunlaşmamış düşüncelerimi açıklasam traktör buna kızar mı?
yok kızamaz eeee cok seslilik, çok renklilik yapıcam ya hani. ben şimdi bu traktör kişisini örnek alsam da sövsem de sövsem hem de tüm dünyaya inat, onların dinlerine, imanlarına, başkanlarına, halifelerine ve daha nicelerine bir şeyler desem olur mu?